gökkuşağı

26 Aralık 2012 Çarşamba

MİMLENDİM BEN!!!

Sonunda,sonunda,sonundaaaa bende mimlendim! Sevdiğim bloglardaki mim yazılarını beğenerek ve imrenerek okurum, çokta severim. Şimdiye kadar kimse beni mimlememişti,çok sevindim yaa  ^^ beni mimleyen çingum Şevval 'e çoook teşekkür ederim. İlk defa mimlendim bunu öğrendiğimde çok sevindim annemde benim mimlendiğimi öğrenince korktu " Mimlenmek kötü birşey değil mi, sen neden seviniyorsun?" diye :D :D
İşte başlıyoruuumm:
1.) Mantığın mı yoksa duyguların mı ön plandadır???
-Ahh nasıl başlasam bilemedim ^^ Ben her zaman duygularını ön planda tutan biriyim ama enteresan olan şeyse mantığımın duygularımı desteklemesi yani birşeye karar vereceğim zaman " Eğer mutsuz olup pişmanlık duyacaksan git istediğin gibi davran! " diyen bir mantığım var. :D Bu yüzden her zaman sezgilerim ve duygularım hep ön plandadır ( nede olsa Yengeç burcuyum ^^)
2.)İnsanlar neden mutlu değiller?Niye gözlerinin önündeki mutlulukları görmüyor ve şükretmesini bilmiyorlar?
- Çünkü insanlar mutlu olabilecekleri şeyleri hep yanıbaşlarında değilde kaf dağının ardında arıyorlar,etraflarına şöyle bir baksalar ne kadar çok şükretmeleri gereken mutlu olmaları gereken şeyler var görürler ama dediğim gibi hep kendilerinden yüksekte olan şeylerde gözleri... Elinde olanın kıymetini değil elinde olmayanın pişmanlığını çekiyorlar bu nedenle mutsuz oluyorlar!
3.)Çok para harcayıp keşke almasaydım yada harcamasaydım dediğin bir şey var mı?
- Evet öyle salaklık yaptığım bir eşyam var; İşyeriyle birlikte bir fuara katılacaktık benimde bu fuar için gereken büyük bir çantaya ihtiyacım vardı.Sırf bu çantayı alabilmek için alışverişe çıktım; gezmediğim yer dolaşmadığım dükkan kalmamıştı sonra artık nasıl yaptım hala kendime inanamıyorum öyle bir çanta almışım ki (o kadar da para saymıştım) anlatamam o çirkinliği, bir daha kullanmadım. Evet çook pişmanıımm :/
4.) Haklı olduğun bir konuda hakkını savunur musun yoksa susmak adalet mi dersin?
- Aslında bu karşındaki insana bağlı yani ne kadar haklı olsanda muhattabın bunu anlatmana değmeyecek biriyse ne sen kendini boşuna yor nede bunu karşındakinin anlamasını bekle! Benim felsefem kısaca bu; Benim bir şeyleri anlatmam için (bu benim haklılığım olsa bile) karşımdakinin insan olup bunu haketmesi gerekir; hak etmiyorsa ben neden anlatmak için kendimi yorayım ki??? Ben zamanında anlamayanlar için dilimi ve yüreğimi çok yordum yani sütten ağzı yanmış biriyim o nedenle diyorum ki susmuş birini hangi sözcüklerle yenebilirsin ki? Bırak senin sessizliğin onlara en  ağır cevap olsun...
5.) Tok gözlü müsün yoksa herşeyim olsun diyenlerden misin?
- Ben huzurlu ve mutlu olduğum sürece fazlasında gözüm yoktur.Huzurum yerindeyse herşey yeter bana; küçücük şeylerden mutlu olurum
İlk mimimi bitirmiş bulunmaktayım :D bende bu mimi benim gibi mim yazısı okumayı sevenlere "Ama neden benim mimim yok?" diyenlere gönderiyoruuum :D Umarım cevaplarımı beğenmişsinizdir yeni bir yazıda görüşmek üzereee ^^

20 Aralık 2012 Perşembe

Öldürürken Güldüren Güldürürken Öldüren Film: SAĞ SALİM


Uzun zamandır Kore dizi ve filmlerini izlemekten diğer yerli ve yabancı filmleri izleyemez olmuştum ki bu bütün Korefanlarının ortak özelliğidir. :D Bu konuda diğer yapımlara fırsat vermediğim için suçluluk duymaya başlayınca şöyle bir bakayım diye film sitelerini gezmeye başladım. Fragmanını daha önce gördüğüm ama Türk Komedisi olduğu için Recep İvedik gibi birşey bekledim ve sırf bu yüzden vazgeçtiğim bir filme; yani Sağ Salim'e bir şans vereyim dedim. Kendimi de zor ikna ettim doğrusu birazcık başından bakayım sarmazsa kapatırım diyerek pc nin başına kuruldum. Filmi nasıl izledim, zaman nasıl geçti anlamadım ve tabi kendi yüzümü kızarttım böylece :D Sağ Salim tek kelimeyle müthiş bir komedi açıkçası hiç  bu kadar güldüreceğini beklemiyordum yani o kadar ki gülüp kendime gelebilmek için beklettiğim sahneler oldu ancak böyle anlatabilirim. Aynı tanıtımı gibi ; Öldürürken Güldüren Güldürürken Öldüren bir film Sağ Salim :D :D
Ben kendi adıma izlediğim günden beridir tanıdığım herkese filmi öneriyorum hatta eve gelen misafirlere veya misafirliğe gittiğimiz evlerde bile Sağ salim seansı yaptırıyorum, herkes başta biraz karşı çıkıyor ama sonra da "Gülmekten karnımız ağrıdı, İlahi EfeKızı nerden bulursun böyle filmleri..." sözünü az duymadım.Blogta paylaşmak için biraz geç kaldım biliyorum ama mutlaka izlemeniz gereken filmlerden biri:Sağ Salim :D
Konusuna gelecek olursak: 
"Hayatını biricik kamyonetiyle köyden kasabaya mal götürerek kazanan Salim’in, kendisi gibi kimsesiz birinin cenazesini Mersin’den Sivas’a ücretsiz götürmeyi kabul etmesiyle başlayan macerası. Yönetmen Ersoy Güler’in “istemeden bilerek yapılan herşey hakkında bir film” dediği Sağ Salim, tamamı bir günde geçen sevimli bir komedi - macera filmi."
Film tamamiyle yolda geçiyor. Kendimce anlatacak olursam bu filmde ölen ölene :D İzleyiciyide gülmekten öldürüyor o da başka tabi... :D Ben en çok (fragmanda da göreceğiniz gibi) Kulak memesi sahnesinde  gülmekten gözümden yaş gelmişti, aahh bide dokuz canlı bir baba var kiii!!! Filmin tek eksi yönü bitişi sanki devamı var havasında kalıyor devam filmleri gelecekse sorun yok tabi ama bu durum Korefanlarının kore filmlerinden alışık olduğu bir durumdur ki Çoğu kore filminde ve dizilerinde son hep sıkıntılıdır neyse kısaca izleyin, görün ve bana hak verin :D Eminim izlediğinize pişman olmayacaksınız; Beklentiyi o kadar yükselttim ki hadi bakalım hayırlısı :D :D :D
 İşte fragmanı:(Benim kanaatimce fragman çok daha güzel olabilirdi)


A MAN WHO WAS SUPERMAN


Bu filmi uzuuuun zamandır izlemek istiyordum ama her izlemek için filmin başına geçtiğimde mutlaka birşeyler çıkıyordu sonra öylece kaldı.Bugüne kısmetmiş ancak izleyebildim (Kısaca "YUH" bana) Benim birinci özelliğimdir sevdiğim,beni derinden etkileyen filmleri hep geç izlemişimdir sonra da niye böyle geç keşfettim diye kendi kendimi yer dururum. Şuan da böyle bir hal içindeyim. Bu fimi neden bu kadar geç izledim diye kendime kızıyorum. Neyse konuya dönecek olursak film tek kelimeyle muhteşem. Başrollerde benim kız Jun Ji-Hyun var. Filmi izleyen Korefanı arkadaşlarımdan bazıları filmin ilk yarısında sıkıldıklarını anlatmışlardı ama ben tam tersine çok eğlendim.Filmin ilk yarısında bizim süperman'e çok güldüm sonuna doğruda ağlamaktan gözlerim şişti (o nasıl bir finaldi öyle) bu film beni çok etkiledi nasıl anlatabilirim bilmiyorum...
Filmin konusuna gelirsek kısaca TV de insanlar üzerine program yapan kızımız bazı olaylar sonucu karşılaştığı herkese yardım eden kendini süperman sanan bir adamla karşılaşır onun hikayesini çekmeye karar verir.Superman'imiz çevresindeki insanların aksine ihtiyacı olan herkese yardım eder,Buzulların erimesine karşı bile elinden geldiğince doğaya yardımda bulunur. Böylesine muhteşem bir adamı anormal olarak gören insanlar durur mu? Onu da kendileri gibi NORMAL (!) birine dönüştürmek isterler.Gelelim ki görünenin ardında çok daha acı gerçekler vardır...
Filmin bendeki bıraktığı duyguları, hissettirdiklerini nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Filmi izlerken ben kendimden utandım bir superman olamadığım için... 
Çevremizdeki insanların her yaptıkları doğru mu, neden onlara uymayan farklı olan şeyler anormal sayarlar? Neden yardımcı olabilecekleri şeylere hep karşıdan bakıpta değiştirmezler? Filmdeki karakterimiz insanların vicdanlarını unuttukları herşeye cesaretini ortaya koyuyordu, filmin sonlarına doğru onun üniforması olan çiçekli gömleği yerine beyaz gömlekle görünce daha da içim parçalandı ondan sonrasında koptum zaten... 
SUPERMAN'İ İNSANA DÖNÜŞTÜRMEK! Başroldeki kızın bu yönde attığı adım superman gibi beni de mahvetti. Keşke ona hiç dokunmasalardı;başından geçenleri hatırlamasaydı, hep olduğu gibi mutlu olsaydı, birinin yüzünü gülümsettim diye hep o yaptığı dansını yapsaydı... 
Bence filmin en alıcı noktalarından biri de filmin sonuna doğru yangın çıkan evde kalan küçük kızı kurtarmak için sadece seyreden insanların aksine harekete geçen adamı kızın durdurması ve şu sözü; " Sirenleri duymuyor musun? " Neden hep siren sesinin yaklaşıp görevlilerin durumu düzeltmelerini bekliyoruz? Merak ediyorum neden herkes durumu düzeltebilecekken hep başkalarını bekliyor harekete geçenleri de durdurmaya çalışıyorlar,sırf kendilerine farklı geldiği için! Hala zaman varken yapılabilecek;superman'imin deyişiyle geleceği değiştirebilmek varken neden bekliyoruz ve bekletiliyoruz? 
Filmi mutlaka izlemenizi öneririm çünkü kendi insanlığınızı sorgulamanıza neden oluyor Filmi izledikten sonra siz karar verin; İnsan mı olacaksınız Superman mi?

Gelecek değiştirilebilir; gerçekte kim olduğunu unutmazsan eğer...

Nerdeyim ben? Geçmiş,şimdiki zaman,gelecek???

ANYOOO ŞUPEMEN!!!

18 Aralık 2012 Salı

AÇIK MEKTUP


HEY YABANCI:


Hayatıma en olmaz zamanda girdin  ve yine geldiğin gibi hiç olmayacak bir zamanda gittin.Hiç başkasının sıcağına, güvenine ihtiyacımın olmadığı veya benim öyle sandığım(!) bir zamanda hayatıma girdin,Ne kadar üşüdüğümü fark ettirdin… İçimdeki kor ateşmiş meğer sen canlandırdın, duygularımın var olduğunu hatırlattın, hayal kurmayı öğrettin.Güvenmenin ne denli muhteşem bir şey olduğunu yaşattın bana, aynı zamanda sevmeninde… Allah’a yönelişim oldun; kaç kez şükrettim seni bana gönderdiği için, kaç kez sordum hangi sevabımın karşılığı olarak seni bana gönderdiğini… Sonra en ihtiyacım olduğunda sessizce bıraktın ellerimi. Sessizce hayatımdan çekildin bitti mi peki? Bitseydi bu kadar canım yanmazdı, bu araf hatırladıkça daha çok canımı yakıyor… Sana olan sorularımın hepsi “NEDEN..?“ diye başlıyor, bu cevapsız soruların içinde sensizlikle sınandığım için nefret bile edemiyorum senden,bana bu iğrenç duyguları yaşattığına inanamıyorum!Sen bana her şeyi yaşatarak öğrettin belki de bu yüzden bu kadar kıymetlisin hala…. Bana bu kadar yalnızlığı reva gördürecek ne yaptım ki ben sana? Bu sensizliğe kalışımın sebebi sana olan sonsuz güvenim miydi?


Bana hayal kurmanın güzelliğini hatırlattın ama hayalim sen olduktan sonra beni o soğuk ayazda bıraktın söyle ben ne yaptımda bu vefasızlığı layık gördün??? Sevgim mi ağır geldi sana yoksa umudum mu,dostluğum mu,aşkım mı???


Benden aldığın nasıl bir intikam bu? Neyin intikamı? Bana verdiğin mutluluğun sana daha fazlasını yaşattığım için mi bütün bunlar? Amacın en başından beri beni yalnız bırakmak mıydı ? Evet,başardın yalnızlık üzerime sindi gitmek bilmiyor… Böyle yalnız kalınmaz…


Gittin de mutlu musun peki? Bunu söylediğime inanamıyorum ama mutluysan susacağım; hemde sonsuza dek!!! Kendi sessizliğim bana yetecek, dayanamayıp çığlıklarımı bastıramasam bile bunu sadece kendim duyacağım, sana neden demeyeceğim, canımı acıtan; her nefes aldığımda ciğerlerimi yakanın sadece sensizlik olduğunu kimse bilmeyecek söyle keyfin yerinde mi, mutlu musun? Bunu da bana sen öğrettin; bu oyunu iyi öğrenmişim değil mi...?



NOT: Bu yazım bendeki değerini bilmeyen birine olan serzenişimdir, içimden geldiği gibi yazdım.Kısaca içimdeki zehiri biraz olsun döktüm.Sana da bu eziyeti yaptığım için affet beni sevgili okuyucu…

6 Aralık 2012 Perşembe

HYUN BIN ASKERDEN DÖNDÜ!!!

Oooo kutlamalar başlasın.Son 2 gündür korefanları olarak çok güzel haberler alıyoruz Mesela Music Bank'ın seneye İstanbul'da yapılması planladığı BigBang'inde bu kampsamda Türkiye'ye gelebileceği gibi sonra Daesung'un her ne kadar Japonca olsa da solo albüm çıkaracağı gibi, bu güzel haberler arasında bugün bir güzel haber daha geldi; Hyun Bın'im sonunda askerden döndüüü :D 2 sene çok yavaş geçti bitmek bilmemişti.
Hyun Bın'i dönüşte hayranları ve basın karşıladı.İzlemek isteyenler için Hyun Bın'in karşılama konuşması ve çevirisi:

" Askeriyenin çıkışında kendisini karşılamaya gelen binlerce hayranına küçük bir konuşma yapan aktör günlük yaşantısına ve kariyerine geri dönüşüyle ilgili düşüncelerini şu şekilde açıkladı:

“Bu soğuk hava ve güç koşullara rağmen beni karşılamaya buraya gelen hayranlarıma ve medyaya çok teşekkür ederim. 21 ay önce daha güçlü bir insan olarak döneceğime dair size söz vermiştim. Bu sözümü tuttuğuma inanıyorum çünkü kendine güvenli ve daha güçlü hissediyorum. Beni askeri görevimden önce ve görevim sırasında yalnız bırakmayan ve destekleyen tüm hayranlarıma çok teşekkür ederim.” Bu cümlelerden sonra duygulanan aktör gözyaşları eşliğinde “oyunculuk yapmayı çok istiyorum” dedi ve bir süre konuşamadı. Daha sonra sözlerine şu şekilde devam etti “izin günlerimde diğer aktörlerin çalışmalarını izlemek için setlerine ziyarete gidiyordum ve oyunculuklarını sadece izliyordum çünkü onun bir parçası olamıyordum ama şimdi olabilirim. Sizlere istediğim gibi bir oyunculuk sergilemek için yeni bir projeye başlamadan önce daha fazla pratik yaparak hazırlanmak istiyorum. askerliğim sırasında bana gönderdiğiniz tüm enerjiyi biriktirdim en kısa sürede size geri vereceğim” 


Hyun Bin 7 Mart 2011’de katıldığı Deniz kuvvetlerindeki ve 21 aylık askerlik görevini 6 Aralık 2012 de tamamladı. Aktör hayranlarına merhaba dedikten ve habercilere röpörtaj verdikten sonra ailesiyle zaman geçirmek üzere ayrıldı."


Çeviri ve  haber için - Korea TV - Türkiye TV - 한국 드라 - facebook sayfasına teşekkür ederim :D
Veee güzel gamzelimin fotoğrafları;





Ben bu çocuğun ağlamasına dayanamıyorum ama mutluluk gözyaşları bunlar... Ben Hyun Bin'in en çok efendiliğini seviyorum;Bin'im kendini hiç bozma olur mu??? Neyse ben daha fazla fangirle bağlamadan burda bitiriyorum :D


Hyun Bın'im gözümüz aydın, iyice dinlen ve bize geri dön... :D